Pazarlardan nefret etmişimdir hep. Kasvetli, boğuk, sıkıcı bir havada geçer benim pazarlarım. Eğer evdeysem, delicesine sıkılıyorumdur. Dışarıdaysam yine akşamı eve döndüğümde sıkıcı bir gece geçiriyorumdur. Uykudan kalkıp yemek yedikten sonra ağzımda kalan iğrenç tattan da beter bir tatla dolaşıyorum bütün gün evde. Uyu desen nereye kadar. Çık gez, ı ıh yok. En güzeli sevdiğin insanla evde dvd keyfi yaparak geçireceksin pazarlarını ki; güzel bir şekilde geçsin.
Annem kuaförden döndükten sonra acaba beraber sinemaya gider miyiz? Of şu içimdeki sıkıntıyı atmam lazım, sinemada uyusam bile kafi. Zaten dün hayatımda izlediğim en gereksiz ve uzun filmlerden birine yenisi eklendi "watchman" aman olur da arkadaşlar baskı yapar falan, kanmayın! gitmeyin!
Yalnızlık son zamanlarda çok başıma vurdu.
"Sometimes i think, sometimes i dont."
Hakkımda
- Mathilda
- Yarın bunların hepsini unutmuş olacaksın. Şimdi git ve uyu. İyi geceler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder