7.2.09

Porcelain

Etrafı pembe duvarlarla çevirili dünyasından öteyi göremeyen bir insan olarak yetişmediğime şükrediyorum bazen. Bir yerde oturduğumda çevremdeki insanları gözlemlemeyi ve dinlemeyi çok sevmişimdir. Bilmediğim hayatlar hakkında kendimce yorumlar yaparım. Her an her saniye bambaşka hikayeler dolaşıyor etrafımızda. Bazıları ise o kadar yanımızda oluyor ki.

Bir tanesine geçen gün şahit oldum. Kırmızı masanın üzerinde duran defterlerin yanına bıraktım kendi defterimi ve sonra oturdum, bir kaç saniye geçmeden meçhul şahış geldi ve "inanmıyorum kim bıraktı bu defteri buraya? iphone'm çizilmiş" diye bir çığlık koptu. Döndüm ve "ben bıraktım" dedim, bana baktı ve arkadaşına döndü ağlamaklı bir sesle söylenmeye devam etti. Hayır, madem iphone'u alacak parayı baban veriyor gayette o çizilen kapağını değiştirebilirsin ayrıca defter gelmesiyle oluşabilecek bir çizik de değil, bildiğin düşürmüşsün kardeşim. Hatun oturdu bir güzel ağladı, söylendi. En sonunda dayanamayarak uzaklaştım ama şoku atlatabilmiş değilim.
İnsanlar hayatlarında sorun görmedikçe, yaşadıklarını ne kadar büyük bir dert haline getirebileceklerini bir kez daha anlamış oldum.

Oysa ki dershaneye giden, büyük ihtimalle OKS'ye hazırlanan, sırtında kocaman çantası, uzun saçları ve güzel yüzüyle minibüse binip kendisine yer veren herkese nazikçe teşekkür ederek yol boyunca ayakta gidip, benimle aynı durakta inen kız geldi aklıma. Işıklarda beraber indik ardından bir adam kızı aldı ve minibüse döndü, şoföre para verip indi sonra da kızın çantasını aldı ve beraber yürüyerek uzaklaştılar. Sonradan anladım ki adam kızın babasıymış ve o küçük kız yol parası olmadığı için şoförden rica ederek binip, bütün yolu ayakta gidip, ineceği durakta babasının onu almasını ve parayı ödemesini beklemiş.
Bir de yaşlı amcamız vardı o gün, kolundaki değneğiyle birlikte bindi minibüse. Hiç oturanlara bakmadan cam kenarına tutundu ve parasını verdi. Görür görmez ayaklandım ama o hiç oturanların tarafına bakmıyordu. Yaklaştım ve "amcacım oturun isterseniz" dedim. Bana döndü ve "kızım ben oraya oturana kadar çoktan yerimi kaparlar, hiç zahmet etme" dedi. İçim burkuldu hemen. Kim bilir kaç kere yaşadı o olayı, kaç hayvan yerinden feragat edip oturmasına izin vermedi. Güç bela ikna ettik ve oturttuk amcayı ama söyledikleri aklımdan hiç silinmedi.

"Bana şu boktan dünyada aynen göründüğü gibi olan tek bir şey ver!".........

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hakkımda

Fotoğrafım
Yarın bunların hepsini unutmuş olacaksın. Şimdi git ve uyu. İyi geceler.

İzleyiciler